25 Ekim 2009 Pazar

Tıकला

http://www.facebook.com/home.php?ref=home#/group.php?gid=100086142823&ref=mf

19 Temmuz 2009 Pazar

Üzülmüş mü

Kim üzülmüş kime?
Hangi nedenle?
Bu bir sahne, her zaman söylendiği üzere…
Sonsuz başrol oyuncusu ile,
Yeminli sonsuz zamanda devam etmeye.

Kim kime üzülsün?
Neden üzülsün?
Hangisinin kaderi diğerininkinden farklı ki!
Zamanlar, mekanlar, dekorlar değişse de
Hangi karakter değişmiş Adem’den bu güne!
Kalabalıklar ve yalnızlıklar…
Güçlüler ve zavallılar…
Şanslılar ve talihsizler…
Aşıklar ve maşuklar…
Erdemliler ve “insan” olanlar…
Ve tarihe düşülen dipnotlar:
Âlimler ve cahil zalimler…

Kim üzülmüş kime?
Ne diye?
Oyun sahne kuruldu kurulalı böyle.
Her karalama gidenin yeri dolsun diye.

Kim üzülmüş kime?
Hangi cesaretle?
Senarist bile üzülmezken kimseye…


Ayşegül Doğrucan

4 Haziran 2009 Perşembe

Voltaire

Tout pour le peuple, rien par le peuple

Herşey Halk için, hiç bir şey halkla beraber değil

Mehmet Fatih Doğrucan

14 Nisan 2009 Salı

tıkla

http://tr4.monstersgame.net/?ac=vid&vid=240000024

16 Şubat 2009 Pazartesi

La Basura Nacional Socialista: El Protestantismo

La Basura Nacional Socialista: El Protestantismo

# L’origen de les espècies • Alfred Russel Wallace va desenvolupar amb un mètode independent la mateixa teoria que Darwin. La que van decidir publicar junts. • Els seus amics Charles Lyell i Joseph Hooker, van ser els que van organitzar el juliol de 1858 un acte en la Linnean Society de Londres, on es va llegir una memòria conjunta de Darwin i Wallace que posteriorment es va publicar en el diari Societat.
# •Darwin va recollir la seva teoria en el seu llibre L’origen de les espècies, que es va posar a la venta el 24 de novembre de 1859, esgotant- se aquell mateix dia. En gener de 1860 va sortir la segona edició, arribant a sis edicions en vida de Darwin. Des de llavors no ha deixat de editar- se sent traduït a més de trenta idiomes.

Mehmet Fatih Doğrucan

1 Ekim 2008 Çarşamba

KAST SİSTEMİ DEVAM EDİYOR HALA!...

KAST SİSTEMİ DEVAM EDİYOR HALA!...


Evet kast sistemi hala devam ediyor. Belki eskisi gibi, kastlar arası geçiş imkansızlığı günümüzde yok ama, şartlar ve imkanlar açısından bakıldığında, kast sisteminin devam ettiğini görebileceksiniz. Mesela şartlar ve imkanlar derken, buna aileden başlayıp disiplinli bir hayata kadar oluşan yelpaze de girmektedir.

Daha henüz ortaokul lise çağlarında çocuklarımızın geleceğini planlayan, sözüm ona planlamayı ise not sistemi olarak algılayan bir zihinle karşı karşıyayız. Mesela lisede ki, not ortalaman ve mezuniyet alanın senin daha hayata başlamadan, hayatını manüple etmeye başlıyor. Mesela şans eseri büyük bir rahatsızlık geçirmekten dolayı, ders sistematiğinden uzaklaşman ve bunun sonucu uzun bir sürede toparlanma süreci yaşaman veya disiplinsiz veya gamsız bir ailenin çocuğu olarak eğitim sürecine katılman, şüphesiz ki, not ortalamanı etkileyeceği gibi senin gerçekte yetenekli olduğun alanla arana da mesafe koyacaktır.

Esasen zeka dediğimiz şey algılama ve idrak yeteneğidir. Fakat çeşitli şartlar sebebi ile algılama ve idrak kabiliyetini ortaya koyamamış gençlerimizi harcıyoruz bu sınav sistemi ile.

Beni bu yazıdan dolayı eleştirenler olabilir ama onlara şu örnekle cevap vermek isterim. Üniveriteye giriş sınavının iki basamaklı olduğu yıllarda bir çok okul birincisi açıkta kalırken, eğitim sistemizin vasat diye nitelendirdiği talebeler, üniversiteye girmeye hak kazanmıştı. Esasen bu belki de onların vasatlığı değil, şartların onların üzerine yüklediği zorunlu bir vasatlıktı ve bu vasatlıktan idrak ettikleri oranda, çalışma ve disiplin ile kurtulmaları mümkündü.

İyi eğitim almış veya eğitimine iyi para harcanmış insanların karşısında, bir zamanlar yoksul insanımızın tek silahı umud etmek ve çalışmaktı. Fakat şu anda bu silahı işlevsiz hale getiren bir sınav sistemi var ki, bu da eğitimli ebeveyn ile eğitimsiz ebeveynlerin çocukları arasındaki uçurumu yadsınamaz derece de açmakta, belki de gelecekte DAHİ olacak veya olabilecek gençler, sırf FIRSAT EŞİTLİĞİ olmamasından dolayı, bozuk para gibi harcanmaktadır.

Ben bu eğitim sistemine Edison’un hikayesini anımsatmak isterim, zira Edison’un bir not ortalaması bile yoktu, çünkü gerizekalı olduğu gerekçesi ile, zaten okuldan uzaklaştırılmıştı.

Arkadaşlar, zekasını ileriye doğru ve çok yönlü olarak kullanabilen insan SIRADIŞI dır. Yoksa sıradan ve rutin sınav sisteminin tavanını hedefleyen ve ezberî mantığa dayalı, bilginin kullanımını ölçmekten yoksun bir sınav sistemi dehaları ölçemez.

Bu sebeple KAST SİSTEMİ hala devam ediyor ve fırsat eşitliğini yaratamamamızdan dolayı geleceğin dehalarını ara eleman olmaya mahkum ediyoruz hala…


Mehmet Fatih DOĞRUCAN

24 Eylül 2008 Çarşamba